EtiketŞu anda sözcük konusu ile ilgili sayfalara bakmaktasınız.
Bu konuyla ilgili toplam 104 içerik bulunuyor.
Cümle Birleştirme
CÜMLE OLUŞTURMA

Karışık olarak verilen sözcük ya da söz öbeklerinden cümle oluştururken öncelikle yüklem olan sözcük saptanmalı, yükleme sorulacak öğe sorularıyla cümle oluşturulmalıdır.

Örnek: "gerçeklere- çabuk-çok- ise- zor- insanlar-

çok -inanırlar- yalan" sözcüklerinden anlamlı ve kurallı bir cümle yapabilmek için "inanırlar" sözcüğünden yola çıkmak gerekir, özne ve tümleç sorularıyla cümle oluşturulur.

- İnsanlar, gerçeklere çok zor; yalana ise çok çabuk inanırlar. (Devam)
Diğer Konular 15 Nisan 2013 1 yorum
Cümle Tamamlama
Cümlede boş bırakılan yerlerin veya yüklemin tamamlanmasında sözcükler arasındaki anlam ilişkisi, cümlenin akışı göz önüne alınır. Kullanılacak sözcüklerin dilbilgisi kurallarına uygunluğuna dikkat ediîir.

Aşağıdaki cümleleri uygun sözcüklerle tamamlayınız.

â–¡ Başarıya ulaşmanın yolu çalışmadan......

â–¡ Başarıya ulaşmak için çok çalışmak..........

â–¡ Başarıya ulaşmak için çok çalışmak gerektiğini ..........

â–¡ Neşeli insan......gibidir, girdiği yeri aydınlatır. (Devam)
Diğer Konular 24 Mayıs 2013 Yorum yok
Cümlede Anlatım
CÜMLEDE ANLATIM

1. Düz Anlatım: Sözcükler gerçek anlamlarını taşırlar.

Korktuğu İçin hiç konuşamadı.

2. Mecazlı Anlatım: Sözcüklere gerçek anlamlarından farklı yeni anlamlar kazandırılır. (Değişmece anlam)

Korkudan dili tutuldu.

Etekleri zil çaldı.

3. Öznel Anlatım: Kişisel görüşleri, yorumlan veren, doğruluk ve yanlışlıkları kanıtlanmayan yargılardır.

İzmir, en güzel kentimizdir. En sevdiğim tatlı güllaçtır.

4. Nesnel Anlatım: Doğruluğu kesin olan, herkes için geçerli olan bilgileri veren anlatımdır.

Türkiye yedi coğrafi bölgeye ayrılır. Türkiye'nin en uzun nehri Kızılırmak'tır.

5. Doğrudan Anlatım: Söylenenlerin değiştirilmeden aynen aktarıldığı anlatımdır.

Orhan; "Öğleden sonra gelirim." dedi. Annem; "Erken gel" dedi.

6. Dolaylı Anlatım: Bir sözün, başka bir kişi tarafından aktarıldığı anlatımlardır. Cümle kişisi ve zamanı değiştirilerek başka bi... (Devam)
Diğer Konular 28 Mayıs 2013 Yorum yok
De'nin Yazımı
"DE" NIN YAZIMI

Bağlaç olan "de" , her zaman öteki sözcüklerden ayrı yazılır. Cümleye "dahi, bile, ve...."

anlamları katan bu sözcük, ses uyumuna göre değişir; ünsüz benzeşmesinden etkilenmez:

Ben de geleceğim, babam da. Bizim ağaç da çiçek açtı. Çocuk ta gelecek, (yanlış) Çocuk da gelecek, (doğru)

Durum (hal) eki olan "-de" sözcüklere bitişik yazılır. Sözcüğe "bulunma, kalma veya zaman" anlamları katar; sözcük cümlede dolaylı tümleç veya zarf tümleci görevinde kullanılır:

- Ağaçta kuş yuvası var. (Dolaylı tümleç)

- Baharda yeni evlerine taşınacaklar. (Zarf tümleci)

c. "-de" durum eki ünlü uyumundan ve ünsüz benzeşmesinden etkilenerek "-te, -ta" olabilir.

- Kapıda bekliyor.

- Ayakta durma.

Bağlaç olan "de" cümleden çıkarılırsa cümle kuruluş ve yapı bakımından bozulmaz, yalnız "de" nin kattığı anlam verilmemiş olur. Durum eki "-de"nin çıkarılması cüm... (Devam)
Diğer Konular 03 Nisan 2013 Yorum yok
Deyimler
Deyim nedir?

Genellikle gerçek anlamı dışında kullanılarak ifadeyi zenginleştiren, iki veya daha fazla kelimeden oluşan kalıp­laşmış söz dizisine deyim denir.

Bütün dillerde olduğu gibi, Türkçe'de de çeşitli kalıplaşmış anla­tımlar vardır: tamlamalar, birleşik sözcükler, ikilemeler, atasözleri, de­yimler..

Deyim, en az iki sözcükten kurulan, konuşmada ve yazıda an­latım gücünü artıran, anlam yönünden yer yer mantık dışına taşan bö­lümleri olabilen, yapısındaki kimi sözcükleri anlam değişmesine uğra­yan, kalıplaşmış söz öbeklerine verilen addır. Eskiden, deyim sözcüğü­nün yerine tabir sözcüğü kullanılıyordu. Tabir tek bir sözcük de olabili­yordu. Oysa, deyimlerin temel özelliği en az iki sözcükten kurulu olmasıdır.

Deyimlerde anlam kalıplaşması (aktarımı) olayı görülür. Deyi­mi oluşturan iki ya da daha çok sözcükten bazen biri, bazen birkaçı, bazen de tümü anlam kaymas... (Devam)
Diğer Konular 26 Haziran 2013 Yorum yok
Divan Nesri
Divan edebiyatında düzyazıya "inşa", düzyazı ile uğraşana "münşi" , düzyazıyla oluşturulan eserlere de "münşeat" denir. Cümleler uzun dil ağırdır. Noktalama işaretleri kullanılmamıştır. Düşünce ağırlığı yoktur. Sanat yapma çabası, süslü anlatım düşünceden çok önemsenmiştir. " Seci " denen düzyazı uyağı kulla­nılmıştır.

Divan edebiyatında düzyazı üç bölümde incele­nir:

a) Sade Nesir:

Halk için yazılmış eserler bu bölümdedir. Kolay anlaşılır olma temel alınmıştır. Din ve tasavvuf tarih, ahlak konulu kitaplar sade nesir özelliği taşır. Bu kitaplarda yabancı sözcük sayısı oldukça azdır. Evliya Çelebi'nın Seyahatnamesi, Mercimek Ahmet'in "Kabusname'si, Kul Mesut'un Beydeba'dan "Kelile ve Dimne" çevirisi ve Katip Çelebi'nin kimi eserleri sade nesirle yazılmıştır.

b) Süslü Nesir:

Süslü nesir halka yönelik değildir. Bu nesrin dili ağırdır. Söz sanatları ve seci fazlasıyla ku... (Devam)
Diğer Konular 23 Mayıs 2013 Yorum yok
Dolaylı Tümleç
DOLAYLI TÜMLEÇ

Cümlede yüklemin anlamını yönelme, bulunma, ayrılma yönünden tamamlayan sözcüklerdir.

Aşağıdaki cümlelerde dolaylı tümleç olan sözcükleri bulalım.

- Elİndekileri masaya bıraktı.

- Söylediklerimi arkadaşlarına anlatmış.

- Çocuklar bu sokakta oynarlar.

- Kitaplar sende kalsın.

- Bu denizden balık çıkmaz.

- Telefon numaranı benden aldı.

Cümlelerde" -e, -de, -den" halindeki sözcüklerin dolaylı tümleç olduğunu gördük. Dolaylı tümleçler yükleme sorulan "kime, nereye, kimde, nerede, kimden, nereden?" sorularına yanıt verir. (Devam)
Diğer Konular 21 Mayıs 2013 Yorum yok
Düşünceyi Geliştirme Yolları
Düşünceyi geliştirme yolları diye adlandırılan bu yöntemler daha çok açıklayıcı ve tartışmacı anlatım biçimlerinde kullanılır.

Tanımlama: Bir kavramın ne olduğunu belirler. Tanımlar hem nesnel hem öznel bir yaklaşımla yapılabilir. Nesnel tanımlamalarda kavramların sözlük anlamlarından yararlanılabilir. Öznel tanımlarda ise anlatıcının yorumu bulunur. Tanımlar ..... Nedir? Sorusuna yanıt verir.

''İçtenlik, bir kimsenin kendi benliğini, gerçek düşüncelerini, gerçek duygularını anlaması demektir.''

Örnekleme: Paragrafta ele alınan düşünceyi açıklamak, kanıtlamak,düşünceye inandırıcılık kazandırmak için bir şeyi başka bir şeyle temsil etme yoludur. Somutlama yapılır. Örnekleme paragrafı. Genellikle verilen örnekten sonra biter. Bu durum örnekten önceki cümle, paragrafın ana düşünce cümlesidir. Örnekten sonra paragraf devam ediyorsa, örnekten sonraki cümle ana düşünce cümlesidir.

''Arınm... (Devam)
Diğer Konular 03 Mayıs 2013 Yorum yok
Düzeltme İşareti
DÜZELTME İŞARETİ (A)

1. Arapça'dan ya da Farsça'dan dilimize girmiş bazı sözcüklerde bulunan bu işaret, çoğu sözcükten kaldırılmış, aşağıdaki özellikleri taşıyan sözcüklerde bırakılmıştır.

a. "k" ve "g" harfinden sonra gelen "a" ve "u" harflerinde varsa kullanılır.

b. Kullanılmaması durumunda anlam karışıklığı yaratacak sözcüklerde kullanılır: yâr ' yar, hâlâ ' hala, kar ' kâr.. (Devam)
Diğer Konular 30 Mayıs 2013 Yorum yok
Edat (ilgeç)
Tek başına bir anlamı olmayan, cümle içerisinde bulunduğu yere göre anlam ve görev kazanan sözcüklerdir.

Başlıca edatlar:

ANCAK = Sadece = Edat        

Ben ancak sen sevebilirim.

ANCAK= Ama/Fakat=Bağlaç

Eve git ancak etrafı karıştırma.

            Fakat

ANCAK = Henüz = Zaman Zarfı

Babam eve ancak gelmişti.

YALNIZ = Sadece = Edat

Bu çiçeği yalnız ona ver.

YALNIZ = Ama/Fakat = Bağlaç

Çocuklar al yalnız erken getir.

                   Fakat

Sıfat olur

O, yalnız adam diye tanınır.

        Sıf.     İs.

Zarf olur

O akşam eve yalnız gitmişti.

                      Zarf       Fill

İsim olur

Yalnızım dostlarım, yalnızım yalnız.

BİR, BİR TEK, TEK:

Bir

Bir tek = Sadece = EDAT

Tek

Gönlüm tek seninle mesut.

Bu kalp bir senin için çarpar.

SADECE: Daima edattır.

Annem sadece onunla anla... (Devam)
Diğer Konular 12 Nisan 2013 Yorum yok
Edat Tümleci
EDAT TÜMLECİ

Yüklemin anlamını araç, birliktelik, Özgülük gibi ilgiler kurarak tamamlayan tümleçlerdir.

"ile" ve "için" sözcükleri kendinden Önceki sözcüklerle birleşerek edat tümleci oluşturur.

- Ankara'dan uçakla döndük. (Araç)

- Koştuğu için yorulmuş. ( Sebep )

- Bu konuyu babamla tartıştık. ( Birliktelik ) (Devam)
Diğer Konular 10 Nisan 2013 Yorum yok
Edebiyat-ı Cedide (Servet-i Fünun)
Tanzimat'ın ikinci döneminin olduğu gibi Servet-i Fünun edebiyatının yaşadığı toplumsal ortam ll.Abdülhamit'in tahtta olduğu dönemdir. O yüzden Servet'i Fünun edebiyatı, Abdülhamit döneminin siyasal ' toplumsal koşullarının izlerini taşır. Abdülhamit dönemi, Osmanlı'nın en zor yıllarına rastlar. İçeride siyasal ve toplumsal bir çalkantı vardır. Dışta da İmparatorluğu yıkmaya yönelik çok yönlü politikalar uygulanmaktadır. Abdülhamit, önceden de sözünü ettiğimiz gibi, yenilgimizle sonuçlanan Osmanlı ' Rus Savaşı'nı gerekçe göstererek, açılışından üç ay sonra, !. Meşrutiyet Meclisi'ni feshetmiş, anayasayı da süre­siz olarak askıya almıştır. Bu, dönemin aydınalannın, sınırlı da olsa de­mokrasi umutlarının tümden yıkılışıdır. Sansür ve baskı korkunç boyutlarındadır. Dö­nemin sanatçıiarı da siyasal konulardan kaçınmış­lar, zararsız-sakıncasız konulan işlemişler, kuşku uyandıracak bi... (Devam)
Diğer Konular 22 Mayıs 2013 Yorum yok
Efsaneler
Efsane, Farsça bir sözcük olan "fesane"nin dilimizdeki karşılığıdır. Yunanca mit/mitos, ingilizce legend, Arapça ustura olarak kullanılmaktadır. Geçmişte var olduğu­na inanılan, inanca ait kutsallık içeren bir tabiat hadisesinin, bir varlığın değişimindeki akıl dışı ve olağanüstü yakıştırma­lardır. Gerçek veya hayali varlıklara, yer ve olaylara ola­ğanüstü özellikler atfederek oluşturulan, anlatılanın gerçek ol­duğuna ilişkin kesin inançla birlikte, kişinin bireysel, toplum­sal yaşamını yönlendiren, geçmişle günümüz arasında in­sanın ve oluşturduğu kültürel yapının anlaşılmasına katkı sağlayan bir türdür. Efsaneler sadece dünyanın, insanın, bitkile­rin, hayvanların yaratılışını değil, aynı zamanda âdetlerin, ku­rumların, törenlerinden ilkin nasıl ortaya çıktıklarını konu edinirler. Daha önemlisi bu âdetlerin, kurumların, ritüellerin kutsallığını, kutsal sayılan ilk zamanlara ba... (Devam)
Diğer Konular 16 Mayıs 2013 Yorum yok
Ek Nedir
Kendi başına anlamı olmayan; sözcük içinde görevi olan ses parçalarıdır. İkiye ayrılır:

a. Yapım Eki Nedir

b. Çekim Eki Nedir (Devam)
Diğer Konular 25 Mayıs 2013 Yorum yok
Ek Yanlışlığı
EK YANLIŞLIĞI

Cümlede kullanılan sözcüklerin aldığı ekler uygun olmalıdır aksi halde anlatım bozukluğu meyadana getirirler.

- Okulda birçok arkadaşlar edindim. (Arkadaş)

- Çok mutlu olduk sizinle yanştığıma. (Oldum).

- Olay, bu noktalara, bu yerlere gelmemesi ge­rekiyordu. (Olayın) (Devam)
Diğer Konular 23 Haziran 2013 Yorum yok
Eş Anlamlı Sözcükler
EŞ ANLAMLI SÖZCÜKLER

Anlamları aynı olan farklı yazılıştaki sözcüklerdir. Türkçe bir sözcüğün, yabancı bir dilden dilimize girip yerleşen karşılığı, eşanlamlılığı yaratır. Yakın anlamlı sözcükler de eşanlamlı gibi birbirinin yerine kullanılabilir.

millet- ulus

vatan- yurt

fert- birey

süslemek- bezemek- donatmak (yakın anlamlı)

Türkçede eş anlamlı sözcükler birbirinin yerine kullanılabilir. Ancak kalıplaşmış, yerleşmiş söyleyişlerde bu her zaman mümkün olmaz. Bu nedenle Türkçe karşılığı olan bazı yabancı sözcükler dilde kullanılmaya devam etmektedir. Örneğin;

"Kalp-yürek" eş anlamlı sözcüklerdir; ancak bazı söyleyişlerde "kalp" sözcüğü "yürek" sözcüğüyle karşılanamamaktır. Bu nedenle iki sözcük de kullanılmaktadır.

- Kalp hastalığı, kalpsiz kişi,

- Kalp, kalbe karşıdır. (Devam)
Diğer Konular 08 Mayıs 2013 Yorum yok
Eş Sesli Sözcükler
EŞ SESLİ (SESTEŞ) SÖZCÜKLER

Yazılışları aynı, anlamlan farklı sözcüklere eş sesli sözcük denir.

Eş sesli sözcükler arasında anlam bağı yoktur, farklı farklı sözcüklerdir. Genelde biri isim soylu, diğeri fiil soyludur. Ancak ikisi de isim ya da fiil olan eş sesli sözcükler de vardır.

Yaz geldi, (isim)

Mektup yaz. (fiil)

Çay içtim. (İsim)

Çay kenarından geçtik, (isim)

Havuzda yüzdük, (fiil)

Koyunun derisini yüzdü, (fiil)

Sözcüklerin yan, terim ve mecaz anlamları o sözcüğün ilk anlamıyla sesteş olmaz.

- Ekmeği dil, sofraya getir. (Temel) "1

- Sütten dilim yandı. (Temel)

- İki dil biliyor. (Yan ) (Devam)
Diğer Konular 04 Nisan 2013 Yorum yok
Eylem (fiil)
EYLEM (FİİL)

Varlıkların yaptıkları işleri, hareketleri, oluş ve durumları zamana, kişiye bağlayarak anlatan sözcüklere fiil (eylem) denir.

Eylem bildiren sözcükler, zaman ve kişi ekleri çıkarıldıktan sonra "-mek" ekiyle okunur. Buna eylem tabanı (mastar) denir.

Çalıştım, başardım. (Çalışmak, başarmak)

Gideceğim, onunla bunu konuşacağım. (Gitmek, konuşmak)

EYLEMDE ANLAM

Eylem tabanlarında iş, oiuş, hareket, durum, kılış anlamları vardır.

a) İş Eylemleri: Eylem, bir şeyler üretmek, bir sonuç almak için bilinçli olarak yapılır.

temizle-, öğret-,..

b) Oluş Eylemleri: Bir süreç içinde kendiliğinden olan eylemlerdir.

hastalan-, büyü-, karar- ..

c) Hareket Eylemleri: Yapılışı bir hareketi, bir değişikliği gerektiren eylemlerdir.

yürü-, atla-, koş- ..

d) Durum Eylemleri: Varlığın içinde bulunduğu durumu, konumu belirten eylemlerdir.

bekle-, sus-, dur- ..

e) Kılış Eyle... (Devam)
Diğer Konular 07 Haziran 2013 Yorum yok
Eylem (Fiil) Cümlesi
EYLEM CÜMLESİ

Yüklemi çekimli bir eylem olan cümlelere verilen addır. Dilimizde çoğunlukla yüklemler eylem (fiil) dir; ancak isim soylu sözcükler de ek-eylem alarak yüklem olabilmektedir.

- Karşıdan şehrin ışıkları görünüyordu.

- Sabahlan kahvaltı yapmazdı. (Devam)
Diğer Konular 06 Haziran 2013 Yorum yok
Eylemde Yapı
A. BASİT (KÖK) EYLEMLER: Yapım eki almamış, kök durumundaki eylemlerdir. Türkçede basit eylemlerin çoğu tek hecelidir. İki he­celi basit eylem azdır. koş-, gel-, bak-

yürü- . İnan-, uyu- ..

B. TÜREMİŞ EYLEMLER: Ad ve eylemlerden yapım ekleriyle elde edilen yeni anlamlı eylemlerdir.

*temizle-, haberleş-, hastalan-, azal-, karar-, benimse-..

* bakın-, bakış-, yazıl-, anlat-, yazdır-, pişir-..

C. BİRLEŞİK EYLEMLER: Birden fazla sözcükten oluşan eylemlerdir. Üç farklı biçimde yapılır:

1. YARDIMCI EYLEMLE YAPILAN BİRLEŞİK EYLEMLER: Ad soylu sözcüklerin bir eylemle birlikte kullanılmasıyla oluşan eylemlerdir.

Yardımcı Eylem: Ad soylu sözcüklere eylem anlamı kazandıran, kendi anlamını yitirmiş olan et-, ol- , kıl- , eyle- eylemleridir.

Yardımlarınız için teşekkür ederim. Beni görünce çok mutlu oldu.

• Yardımcı eyleme genellikle yabancı kökenli sözcüklere eylem anlamı katmak için gerek ... (Devam)
Diğer Konular 15 Haziran 2013 Yorum yok
Toplam 6 sayfa, 2. sayfadasın: Önceki, 1, 2, 3, 4, 5, 6, Sonraki
Popüler Sayfalar:
Son Ziyaretler:
Coğrafya Sitesi Tarih Sitesi Matematik Sorusu