EtiketŞu anda nesne konusu ile ilgili sayfalara bakmaktasınız.
Bu konuyla ilgili toplam 46 içerik bulunuyor.
10.sınıflar Dil Ve Anlatım 1.dönem Sonu Ortak Sınav Soruları
2010-2011 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇANDIR LİSESİ 10.SINIFLAR DİL VE ANLATIM 1.DÖNEM SONU ORTAK SINAV SORULARIDIR

1.Aşağıdaki boşlukları doldurunuz.(10P)

a) Bir konunun çeşitli yönleriyle  aydınlatılması için küçük bir topluluk önünde ve bir sohbet havası içinde gerçekleştirilen tartışmalara ..................... denir.

b )Bir görüş(tez) ile bir karşı görüşün(antitez) iki ekip arasında bir hakem kurulu huzurunda tartışılmasına ..............denir.

c) Açık oturumda bir başkan ve en az ........ konuşmacı vardır.

d) Göstergeler ......................ve ............................ olmak üzere iki ana başlık altında toplanabilir.



2.Aşağıdaki yargılar doğru ise (D) yanlış ise (Y) yazınız(10P).

a) Dinleyici konuşmacının her söylediğini not almalıdır.(   )

b) Açık bir anlatım akıcı, yalın, durudur.(   )

c) Öyküleyici anlatımda herhangi bir olayın olması şart değildir.(   ) ... (Devam)
Diğer Konular 24 Nisan 2013 Yorum yok
Anlamına Göre Cümleler
İşin, oluşun, hareketin, durumun, kılışın yüklemde nasıl anlatıldığına göre cümleler çeşitlere ayrılır. Burada işin yapılıp yapılmadığı, durumun varlığı yokluğu, işin istenildiği ya da emredildiği, bildirildiği ya da sorulduğu önemlidir.
 
Cümlede anlatılan işin, oluşun, hareketin olup olmadığını veya sözü edilenin var olup olmadığını bildiren cümlelere haber cümlesi; bir isteği, dileği, emri, tasarıyı, şartı bildiren cümlelere de dilek cümlesi denir.
Bunlar da olumlu ve olumsuz olmak üzere ikiye ayrılır.
 
1. Olumlu Cümle
Fiil cümlesinde işin, oluşun yapıldığını veya olduğunu; isim cümlesinde ise sözü edilen kavramın bulunduğunu, var olduğunu, bahsedilen şekilde olduğunu bildiren cümlelerdir.
Bursa bu mevsimde soğuktur.Yarın daha erken gelmelisin.Bu binanın yerinde şeftali bahçesi vardı.Vapur rıht... (Devam)
Cümle Bilgisi 15 Aralık 2012 Yorum yok
Anlamlarına Göre Adlar
Adlar (İsimler)
Varlıkları ve kavramları tanımamıza yarayan sözcüklerdir.
Örnek: İstanbul, bebek, ayı, kulak.
Anlam Özelliklerine Göre Adlar
1. Özel Ad
Tek varlığı karşılayan adlardır.
Örnek: Ömer, Adana, Allah, Türkiye.
Özellikleri:
1. Özel adlar daima büyük harfle başlar.
Örnek: Yeşim bizi burada bekleyecekti.
2. Özel adlara gelen yapım ekleri kesme imiyle ayrılmaz.
Örnek: İngilizce biliyor musunuz?
3. Özel adlara gelen çekim ekleri kesme imiyle ayrılır.
Örnek: Bunu Ahmet'te de görmüştür.
4. Özel adlara getirilen "-ler" çoğul eki sözcüğe başka anlamlar katıyorsa kesme imiyle ayrılmaz.
Örnek: Aliler akşam bize gelecek.
NOT: "gibi" anlamı taşıyanlar hariç: Ali'ler ölmez.
5. Güneş, dünya ve ay isimleri, astronomi (gökbilim) veya coğrafya ile ilgili bir kavramın adı oldukla... (Devam)
Sözcük Türleri 03 Kasım 2012 Yorum yok
Anlatım Biçimleri
1. Açıklayıcı Anlatım
Okuyucuyu herhangi bir alanda bilgilendirmek için kullanılır.
2. Tartışmacı Anlatım
Okuyucuyu belli bir düşünceye inandırmak amaçlanır. Bunun için de kanıtlayıcı özelliğinin olması gerekir.
3. Öyküleyici Anlatım
Öyküleyici anlatımda okur bir olay içinde yaşatılmak istenir.
4. Betimleyici Anlatım
Herhangi bir olay, nesne ya da kavramın ayırıcı niteliklerini sunarak yazıyla resim çizme yoludur.
NOT: Bir paragrafta bazen birkaç anlatım metoduna başvurulur. (Devam)
Paragraf 24 Kasım 2012 Yorum yok
Anlatım Bozuklukları
SÖZCÜK DÜZEYİNDE ANLATIM BOZUKLUKLARI

Anlatımın temel birimi cümledir. Düşündüklerimizi, duyduklarımızı, tasarladıklarımızı ya da yaşadıklarımızı karşımızdakilere tam olarak iletebilme, cümle kurabilme gücümüze bağlıdır. Doğrusu cümlelerimizin açık, duru, yalın dilin işleyiş kurallarına uygun ve dilbilgisi yönünden doğru olmasıyla ilgilidir. Cümlelerimiz bu niteliklerden yoksunsa, duru, yalın, açık değilse, iletmek istediklerimiz tam iletemeyiz. İster istemez karşımızdakiler, anlatmak istediklerimizi tam olarak anlayamazlar ya da eksik, yanlış anlarlar.

Cümle bir yargı birimi olduğuna göre, cümledeki her sözcüğün bu yargıyı oluşturmada bir işlevi olmalıdır. Böyle değilse aynı anlama gelen ya da aynı işlevi yerine getiren sözcükler birlikte kullanılmışsa, o cümle duru değildir. Duruluktan yoksun cümlelerle oluşturulan yazılar da uzatılmış, doldurulmuş yazılardır.

Yargıyı ya da düşün... (Devam)
Diğer Konular 06 Haziran 2013 Yorum yok
Anlatım Bozuklukları
Anlatım bozuklukları iki kısımda incelenebilir;
- Anlama Dayalı Bozukluklar (Bağdaşıklık)- Dilbilgisine Dayalı Bozukluklar (Bağlaşıklık)
 
Anlama Dayalı Bozukluklar
1. Gereksiz sözcük kullanımı
- Annem her sabah bize portakal suyu sıkar.
Cümleden "suyu" kelimesi atılması gereklidir. Çünkü portakal sıkılır ve suyu elde edilir.
- Hasan bana gizli sırlarını anlatacak.
Sır zaten gizlidir, gizli kelimesi gereksiz kullanılmıştır.
2. Sözcüğün yanlış anlamda kullanımı
- Fiyatlar pahalı olduğundan satışlar durgun.
Fiyatlar yüksek olur, ürünler pahalı olur.
- Hasan derslerinde çekimser davranıyor.
Çekingen davranıyor olmalıydı.
3. Sözcüğün yanlış yerde kullanılması
- Ağrısız kulak delinir.
Ağrıyan kulaklar delinmiyor yani? Kulak ağrısız delinir olmalıydı.
- Yüzme en iyi denizde öğrenilir.
Doğrusu yüzme deniz... (Devam)
Anlatım Bozuklukları 12 Mayıs 2014 Yorum yok
Anlatım Bozukluklarına Örnekler
1. Yapıları yanlış olan sözcükler
Örnek: Arthur, mutluluğu ve erdemliği yaşamın her kesiminde değil tümü içerisinde değerlendiriliyordu.
erdemliği - erdemliliği olmalı,
değerlendiriliyordu - değerlendiriyordu olmalı.
2. Yanlış anlamda kullanılan sözcükler
Örnek: Bu olay onun hasta olmasını sağladı.
"sağladı" yerine "hasta olmasına neden oldu" olmalıydı.
3. Yinelemelerden kaynaklanan anlatım bozuklukları
Örnek: Güç ve müşkül zamanlarımızda bir dost ararız.
Güç ve müşkül aynı anlamdadır.
3. Gereksiz yardımcı eylem kullanımı
Örnek: Sizin de bizimle geleceğinizi umut ediyorum.
"umuyorum" olmalı.
4. Özne yanlışları
Örnek: Banka nöbetçisinin elinden silahı alındı ve soyuldu.
Soyulanın kim olduğu belli değil, nöbetçi mi banka mı?
5. Tümleç yanlışları
Örnek: Buna ancak ben... (Devam)
Anlatım Bozuklukları 03 Kasım 2012 4 yorum
Anlatım Türleri
1. Nesnel Anlatım
Kişiden kişiye değişmeyen yargılardır.
2. Öznel Anlatım
Nesnel anlatımın tam tersidir. Anlatımda bir kişinin yorumları mevcuttur.
3. Dolaylı Anlatım
Bir kavramı vya bir düşünceyi bir aracıya başvurarak anlatmaktır.
Dolaylı anlatım, genelde birinin sözünü alıntılamayla, başkasının düşüncesine katılıp katılmamayla, başkasına ait bir görüşü üstü kapalı dile getirmeyle, tek sözcükle belirtilebilecek bir kavramı birden çok sözcükle anlatmayla yapılabilir. (Devam)
Paragraf 10 Kasım 2012 Yorum yok
Ayrı ve Bitişik Yazılış
Birleşik sözcüklerin bir kısmı benzetme yoluyla nesnelere ad olmuştur. Bu tür birleşik sözcükler bitişik yazılır.
Örnek: aslanağzı
Birleşik sözcüklerin bir bölümünde ses düşmeleri meydana gelmiş olabilir. Bu tür birleşik sözcükler bitişik yazılır.
Örnek: pazartesi
İkilemeler:
İkilemeler ayrı yazılır.
Örnek: baka baka, konuşa konuşa
Fiiller:
Özel bileşik eylemler (gidebilmek) ve herhangi bir ses olayı görülen bileşik eylemler (affetmek) bitişik yazılır. (Devam)
Yazım ve Noktalama 03 Kasım 2012 Yorum yok
Betimleme (Tasvir Etme)
BETİMLEME

Varlıkların duyu organlarıyla algılanabilecek şekilde tanıtılması için başvurulan anlatım yoludur. Genellikle olay yazılarında varlıklar, nitelikleriyle tanıtılırken kullanılır.

Betimlemede kişilerin duygu ve düşüncelerinin irdelenmesi, davranışlarının neden ve sonuçlarının incelenmesi de yer alabilir; buna çözümleme (tahlil) denir. Kısaca betimleme; kelimelerle resim yapmaktır.

UYARI: Betimleme paragraflarında genelde verilmek istenen mesaj bulunmaz; ancak mesaj taşıyan paragrafta ana düşünce sonuç bölümündedir.

Örnek:

Yeşil dağlar arasında Manisa, akşamları morararak susar; İnce rüzgârla dağılan ezan seslerinden sonra belde, derin bir sessizliğe dalar, karanlık basınca yamaçtaki evlerde cılız gaz lambalarının titrek ışıkları görülür.

Bu parçada, aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisi kullanılmıştır? (1998 LGS)

A) Öyküleyici

B) Açıklamalı

C) Betimsel

D) Karş... (Devam)
Diğer Konular 27 Mayıs 2013 Yorum yok
Bilmeceler
Bir şeyin adını anmadan, niteliklerini üstü kapalı söyleyerek o şeyin ne olduğunu bilmeyi dinleyene bı­rakan oyun. Bilmeceler dünyayı henüz tanımaya başlayan, nesneleri ve objeleri yeni yeni kavrayan çocukların kelime hazinelerinin ve muhakeme güçlerinin artmasında Önemli rol üstlenirler Bilmeceler yapı bakımından ikiye ayrılır. İlkin bir­birine benzeyen, aralarında ses uyumu bulunan sözlerin (bunlar uydurma da olur) sıralanışı. Bu durumda bilmece'bir müzik uyumu taşır. Sözler arasında, uyumun sağlandığı an­lamsız bir bağlantı vardır. Daha doğrusu bilmecenin anlamı ikinci bölüme sığdırılır. Birinci bölüm çoklukla bir giriş niteli­ğindedir. İlk bölümde ses uyumuna, kolay söyleyişe, ikinci bölümde anlama Önem verilir. (Devam)
Diğer Konular 21 Haziran 2013 Yorum yok
Birleşik Cümle
BİRLEŞİK CÜMLE

Birden çok duygu, düşünce, istek ve yargı bildiren cümlelere "birleşik cümle" denir.

Bu tür cümlelerde, yüklemin yanı sıra bir de "yan cümiecik ya da cümle" bulunur

"Çok koşan" Yan cümlecik

"çabuk yorulur." Temel cümle

Yan cümlesi, temel cümlenin öznesi, nesnesi, tümleci olan bileşik cümlelere "Girişik Cümle" denir....

♦ Araba devrilince / yol gösteren/ çok olur.

1. Yan cümlecik 2.Yan cümlecik Temel cümle

â–¡ Yan cümleciği dilek-şart kipli ya da şart bileşik zamanlı olan cümlelere "Şart Cümlesi" denir.

♦ Dersi dinlesen / anlarsın. (Zarf) -

Yan cümlecik Temel cümle.

♦ Bizimle gelirsen/ her sevi öğrenirsin. (Zarf)

Yan cümlecik Temel cümle

Yan-cümlecik görevindeki bağımsız bir cümlenin "ki" bağlacıyla temel cümleye bağlandığı cümlelere "ilgi cümlesi" denir. Bu tür cümleler de bileşik yapılı sayılır. Bu cümlelerde "ki" ba... (Devam)
Diğer Konular 14 Haziran 2013 Yorum yok
Bitmeyen Gece
BİTMEYEN GECE

KONUSU: Yazar, İstanbul Hukuk Fakültesinde öğrenci iken, gözleri kör olur. Uzun bir süre, gözlerinin yeniden açılacağı ve göreceği ümidi ile yurt içinde ve yurt dışında tedavi peşinde ko­şar. Ancak, gözlerinin bir daha açılmayacağı kesindir. Bu fiziksel durumu, psikolojik olarak da kabullenen yazarımız, o günden İtibaren yaşamını, kendisi gibi görme özürlülerin eğitilmeleri için ne gerekiyorsa yapmaya adar. Bu konuda bir hayli de başarılı olur.

Nedense, öğleden akşama ne yediğimizi unuturuz da, yıllar öncesinden yaşadığımız bazı anılar renk ve canlıhklarıyla hafıza-mızdaki yerlerini korurlar. Üç, dört yaşında dedemin eski gazete­lerden yapmış olduğu külahı kafama geçirip, karşımda sırıtışı; güvercin yavrularını yakalamak için çıktığım pencereden düşüp, bayılışım gibi..

İstanbul'daki o Mayıs günü de böyleydi. Arkadaşım Celal, elindeki tıraş fırçasını sağı... (Devam)
Diğer Konular 27 Mayıs 2013 Yorum yok
Biyografi (Yaşam Öyküsü)
Biyografi (Yaşam Öyküsü):

Tanınmış kimselerin yaşamını, çalışmalarını, başarılarını belgelere ve tanıklara dayanarak an-iatan yazılardır.

Şevket Süreyya Aydemirin "Tek Adam", Lord

Kinross'un "Atatürk" adlı yapıtları, biyografi türüne örnektir.

Ünlü kişilerin yaşamını, yapıtlarını ayrıntılı olarak anlatan biyografilere "monografi" ya da "biyografik roman" denir.

Tanınmış, alanında başarılı olmuş bir bilim, sanat ya da siyaset adamının, kendi yaşamını anlattığı yazı türüne ise "Otobiyografi (öz yaşam öyküsü) denir. Şevket Süreyya Aydemir'in "Suyu Arayan Adam" adlı yapıtı otobiyografiye örnektir.

Başka bir kaynaktan:

BİYOGRAFİ (YAŞAM ÖYKÜSÜ):

Topluma hizmet dokunmuş, faydalı işler yapmış büyüklerin ve edebi şahsiyetlerin hayatını konu edinen eserlere biyografi (yaşam öyküsü) denir.

Biyografinin Özellikleri:

1.     Kişilerin yaşamı tarafsız bir bakış açıs... (Devam)
Diğer Konular 28 Nisan 2013 Yorum yok
Cümle Çeşitleri

A. YÜKLEMİN TÜRÜNE GÖRE CÜMLELER1. Fiil Cümlesi 2. İsim Cümlesi
B. ÖĞELERİN DİZİLİŞİNE GÖRE CÜMLELER1. Kurallı (Düz) Cümle2. Devrik Cümle
C. ANLAM YÖNÜNDEN CÜMLELER1. Olumlu Cümle2. Olumsuz Cümle3. Soru Cümlesi4. Emir Cümlesi 5. Ünlem Cümlesi 6. Şart Cümlesi 7. İstek Cümlesi
D. YAPI BAKIMINDAN CÜMLELER1. Basit Cümle2. Birleşik Cümlea. Girişik Birleşik Cümleb. İç İçe Birleşik Cümlec. İlgi Cümlesid. Şartlı Birleşik Cümle3. Sıralı Cümleler4. Bağlı Cümle1. "ki"li Bağlı Cümleler 2. Diğer Bağlaçlarla Kurulanlar

A. Yüklemine Göre Cümleler
Bir cümlenin yüklemi ya çekimli bir fiil ya da ek-fiille çekimlenmiş bir isi olabilir. Buna göre yüklemin türü bakımından cümleler ikiye ayrılır:
1. Fiil Cü... (Devam)
Cümle Bilgisi 15 Aralık 2012 Yorum yok
Cümlede Anlatım
CÜMLEDE ANLATIM

1. Düz Anlatım: Sözcükler gerçek anlamlarını taşırlar.

Korktuğu İçin hiç konuşamadı.

2. Mecazlı Anlatım: Sözcüklere gerçek anlamlarından farklı yeni anlamlar kazandırılır. (Değişmece anlam)

Korkudan dili tutuldu.

Etekleri zil çaldı.

3. Öznel Anlatım: Kişisel görüşleri, yorumlan veren, doğruluk ve yanlışlıkları kanıtlanmayan yargılardır.

İzmir, en güzel kentimizdir. En sevdiğim tatlı güllaçtır.

4. Nesnel Anlatım: Doğruluğu kesin olan, herkes için geçerli olan bilgileri veren anlatımdır.

Türkiye yedi coğrafi bölgeye ayrılır. Türkiye'nin en uzun nehri Kızılırmak'tır.

5. Doğrudan Anlatım: Söylenenlerin değiştirilmeden aynen aktarıldığı anlatımdır.

Orhan; "Öğleden sonra gelirim." dedi. Annem; "Erken gel" dedi.

6. Dolaylı Anlatım: Bir sözün, başka bir kişi tarafından aktarıldığı anlatımlardır. Cümle kişisi ve zamanı değiştirilerek başka bi... (Devam)
Diğer Konular 28 Mayıs 2013 Yorum yok
Cümlede Anlatım Biçimleri
1. Nesnel Anlatım
Yazarın, kendisini anlatımın dışında tutması, başka bir deyişle kendisini anlatımına katmaması, nesneleri, kişileri, kendi öz nitelikleriyle, yazarın kişiliğinden bağımsız olarak yansıtmasıdır.
Örnek: Elektik, Benjamin Franklin tarafından bulunmuştur.
2. Öznel Anlatım
Yazarın kendi düşüncesini, yorumlarını, duygularını kısaca konuya kendi "ben"ini kattığı anlatıma denir.
Örnek: Günümüz yazarları birbirinin kopyası eserler yapmaktadır.
3. Dolaylı Anlatım
Roman, öykü gibi anlatım türlerinde olayların yazar tarafından anlatılması. Başka bir deyişle bir sözün kişi, zaman, gösterici değişiklikleriyle aktarılan biçimidir.
Örnek: Bana şunları söyledi: "Yarın çocukları alıp trenle buradan gideceğim."
sözü dolaysız anlatımdır. Dolaylı anlatımda ise: "Bana yarın çocukları alıp buradan tren... (Devam)
Cümlede Anlam 03 Kasım 2012 Yorum yok
D Sözlüğü (Deyim)
Dağa çıkmak : Hükümete başkaldırıp dağda, kırsal yörelerde eşkıyalık yapmak.

Dağa kaldırmak (birini) : İstediğini elde etmek için birini dağa kaçır­mak.

Dağ başı: -1. Kent dışı, ıssız yer. -2. Yasaların geçmediği, herkesin dilediğini yapabileceği yer.

Dağdan gelip bağdakini kovmak : Sonradan geldiği halde oraya ken­dinden önce gelip yerleşmiş olanların hakkını çiğnemek, onları be­ğenmez olmak.

Dağ (doğ ura doğ ura bir) fare doğurmuş (doğurdu) : "Büyük sonuç vermesi beklenen şey küçük bir verim sağladı." anlamında.

Dağ (dağlar) gibi: -1. Pek iri, çok güçlü (kimse). -2. Göz korkutacak ölçüde çok olan (şey).

Dağlar dayanmaz : "Bu aa felaketin üzüntüsü dayanılacak gibi değil. anlamında.

Dağ taş : Her yan, her taraf.

Daha iyisi can sağlığı: Elde edilen bir şeyle ya da karşılaştırılan bir durumla yetinilmesi gerektiğinde söylenir.

Daha (daha da) neler: -1. "Öyle ş... (Devam)
Diğer Konular 02 Haziran 2013 Yorum yok
Destanlar
Halk Edebiyatı nazım şekillerinden destan

Farsça kökenli bir kelimedir. Saz şairlerinin sevgilerini, kahramanlıklarını, acıklı olayları, komik sosyal olayları anlattıkları manzum söyleşilerdir. Aşıkların sevgilerini, kahramanlık olaylarını, günlük olaylarla ilgili kimi durumları ve bazı acıklı olayları anlattıkları biçim olarak Halk Edebiyatı nazım türlerinden koşmaya benzeyen, koşmadan dörtlük sa­yısı, konu, anlatım ve ezgi yönünden ayrılan halk şiiri türü­dür. Tür koşma tipine benzer, dörtlük sayısı çok uzundur. Dörtlük sayısı yüzü geçen destanlar vardır. Destan bir anlam­da Divan Edebiyatının kasidesinin karşılığıdır. Konu bakımın­dan temel unsur bir olay veya vakıadır. Savaş, deprem, has­talık, eşkiya serüvenleri, yergi ve komik konular destanlarla işlenir. Destanlarda hikaye etme esastır.

Destan nazım biçimi aynı adı taşıyan iki türün ortak adıdır. İslamiyet öncesi destanlar i... (Devam)
Diğer Konular 27 Haziran 2013 Yorum yok
Deyimler
Deyim nedir?

Genellikle gerçek anlamı dışında kullanılarak ifadeyi zenginleştiren, iki veya daha fazla kelimeden oluşan kalıp­laşmış söz dizisine deyim denir.

Bütün dillerde olduğu gibi, Türkçe'de de çeşitli kalıplaşmış anla­tımlar vardır: tamlamalar, birleşik sözcükler, ikilemeler, atasözleri, de­yimler..

Deyim, en az iki sözcükten kurulan, konuşmada ve yazıda an­latım gücünü artıran, anlam yönünden yer yer mantık dışına taşan bö­lümleri olabilen, yapısındaki kimi sözcükleri anlam değişmesine uğra­yan, kalıplaşmış söz öbeklerine verilen addır. Eskiden, deyim sözcüğü­nün yerine tabir sözcüğü kullanılıyordu. Tabir tek bir sözcük de olabili­yordu. Oysa, deyimlerin temel özelliği en az iki sözcükten kurulu olmasıdır.

Deyimlerde anlam kalıplaşması (aktarımı) olayı görülür. Deyi­mi oluşturan iki ya da daha çok sözcükten bazen biri, bazen birkaçı, bazen de tümü anlam kaymas... (Devam)
Diğer Konular 26 Haziran 2013 Yorum yok
Toplam 3 sayfa, 1. sayfadasın: 1, 2, 3, Sonraki
Son Ziyaretler:
Coğrafya Sitesi Tarih Sitesi Matematik Sorusu