EtiketŞu anda özne konusu ile ilgili sayfalara bakmaktasınız.
Bu konuyla ilgili toplam 22 içerik bulunuyor.
10.sınıflar Dil Ve Anlatım 1.dönem Sonu Ortak Sınav Soruları
2010-2011 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇANDIR LİSESİ 10.SINIFLAR DİL VE ANLATIM 1.DÖNEM SONU ORTAK SINAV SORULARIDIR

1.Aşağıdaki boşlukları doldurunuz.(10P)

a) Bir konunun çeşitli yönleriyle  aydınlatılması için küçük bir topluluk önünde ve bir sohbet havası içinde gerçekleştirilen tartışmalara ..................... denir.

b )Bir görüş(tez) ile bir karşı görüşün(antitez) iki ekip arasında bir hakem kurulu huzurunda tartışılmasına ..............denir.

c) Açık oturumda bir başkan ve en az ........ konuşmacı vardır.

d) Göstergeler ......................ve ............................ olmak üzere iki ana başlık altında toplanabilir.



2.Aşağıdaki yargılar doğru ise (D) yanlış ise (Y) yazınız(10P).

a) Dinleyici konuşmacının her söylediğini not almalıdır.(   )

b) Açık bir anlatım akıcı, yalın, durudur.(   )

c) Öyküleyici anlatımda herhangi bir olayın olması şart değildir.(   ) ... (Devam)
Diğer Konular 24 Nisan 2013 Yorum yok
Anlatım Bozuklukları
SÖZCÜK DÜZEYİNDE ANLATIM BOZUKLUKLARI

Anlatımın temel birimi cümledir. Düşündüklerimizi, duyduklarımızı, tasarladıklarımızı ya da yaşadıklarımızı karşımızdakilere tam olarak iletebilme, cümle kurabilme gücümüze bağlıdır. Doğrusu cümlelerimizin açık, duru, yalın dilin işleyiş kurallarına uygun ve dilbilgisi yönünden doğru olmasıyla ilgilidir. Cümlelerimiz bu niteliklerden yoksunsa, duru, yalın, açık değilse, iletmek istediklerimiz tam iletemeyiz. İster istemez karşımızdakiler, anlatmak istediklerimizi tam olarak anlayamazlar ya da eksik, yanlış anlarlar.

Cümle bir yargı birimi olduğuna göre, cümledeki her sözcüğün bu yargıyı oluşturmada bir işlevi olmalıdır. Böyle değilse aynı anlama gelen ya da aynı işlevi yerine getiren sözcükler birlikte kullanılmışsa, o cümle duru değildir. Duruluktan yoksun cümlelerle oluşturulan yazılar da uzatılmış, doldurulmuş yazılardır.

Yargıyı ya da düşün... (Devam)
Diğer Konular 06 Haziran 2013 Yorum yok
Bağlaç
Eş görevli sözcükleri, söz öbeklerini ya da cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere "BAĞLAÇ" denir.

Ancak                 Yalnız                  İle               Ama           Fakat

Lakin                  Ve                        Veya           De              Ki

Hâlbuki              Mademki              Yeter ki       İse             Çünkü

Nitekim              Bile                      Dahi            Ne.. ne      Hem.. hem

İster.. ister        Ya.. ya

DE: Eş görevli söz ve sözcük öbeklerini birbirine bağlar.

Not: Ayrı yazılan de daima bağlaçtır.

DE = DAHİ/BİLE = BAĞLAÇ

Toplantıya Ali de katıldı.

Ben de özledim ben de.

Not: Her zaman bu anlamlar sağlanabilir. Kimi zaman ilave, ek, fazlalık anlam... (Devam)
Diğer Konular 03 Nisan 2013 Yorum yok
Bağlı Cümle
BAĞLI CÜMLE

En az iki cümlenin sıralanmasıyla oluşan ve aralarındaki anlam bağıntısı bağlaçlarla sağlanan cümlelere "bağlı cümle" denir.

♦ Çok konuştu: // ama onu ikna edemedi.

1 .cümle bağlaç 2. cümle

♦ Seninle gelirim; // fakat bir şartla.

â–¡ Bağlı cümleler de ortak öğeli olabilir.

♦ Bu durumdan kurtulmak için çareler arıyor, fakat bir türlü bulamıyordu. (Özne)

♦ Ne kendi geldi ne haberi. (Yüklem)

Aşağıdaki cümleleri inceleyerek, yüklemlerini ve eylem bildiren diğer sözcükleri gösterip yapılarına göre çeşidini belirtiniz.

♦ Her sabah Hisar Iskelesi'nden vapura binerdi. (Basit)

♦ Bursa'yı arkada bırakıp ovalara daldık. ( )

♦ Beni sevgiyle selâmladı, elimi sıktı, hatırımı sordu, ( )

♦ Mehmet Ali, bavullarını duvarın dibine koydu ve sonra dışarı çıktı. { ... (Devam)
Diğer Konular 16 Mayıs 2013 Yorum yok
Birleşik Cümle
BİRLEŞİK CÜMLE

Birden çok duygu, düşünce, istek ve yargı bildiren cümlelere "birleşik cümle" denir.

Bu tür cümlelerde, yüklemin yanı sıra bir de "yan cümiecik ya da cümle" bulunur

"Çok koşan" Yan cümlecik

"çabuk yorulur." Temel cümle

Yan cümlesi, temel cümlenin öznesi, nesnesi, tümleci olan bileşik cümlelere "Girişik Cümle" denir....

♦ Araba devrilince / yol gösteren/ çok olur.

1. Yan cümlecik 2.Yan cümlecik Temel cümle

â–¡ Yan cümleciği dilek-şart kipli ya da şart bileşik zamanlı olan cümlelere "Şart Cümlesi" denir.

♦ Dersi dinlesen / anlarsın. (Zarf) -

Yan cümlecik Temel cümle.

♦ Bizimle gelirsen/ her sevi öğrenirsin. (Zarf)

Yan cümlecik Temel cümle

Yan-cümlecik görevindeki bağımsız bir cümlenin "ki" bağlacıyla temel cümleye bağlandığı cümlelere "ilgi cümlesi" denir. Bu tür cümleler de bileşik yapılı sayılır. Bu cümlelerde "ki" ba... (Devam)
Diğer Konular 14 Haziran 2013 Yorum yok
Biyografi (Yaşam Öyküsü)
Biyografi (Yaşam Öyküsü):

Tanınmış kimselerin yaşamını, çalışmalarını, başarılarını belgelere ve tanıklara dayanarak an-iatan yazılardır.

Şevket Süreyya Aydemirin "Tek Adam", Lord

Kinross'un "Atatürk" adlı yapıtları, biyografi türüne örnektir.

Ünlü kişilerin yaşamını, yapıtlarını ayrıntılı olarak anlatan biyografilere "monografi" ya da "biyografik roman" denir.

Tanınmış, alanında başarılı olmuş bir bilim, sanat ya da siyaset adamının, kendi yaşamını anlattığı yazı türüne ise "Otobiyografi (öz yaşam öyküsü) denir. Şevket Süreyya Aydemir'in "Suyu Arayan Adam" adlı yapıtı otobiyografiye örnektir.

Başka bir kaynaktan:

BİYOGRAFİ (YAŞAM ÖYKÜSÜ):

Topluma hizmet dokunmuş, faydalı işler yapmış büyüklerin ve edebi şahsiyetlerin hayatını konu edinen eserlere biyografi (yaşam öyküsü) denir.

Biyografinin Özellikleri:

1.     Kişilerin yaşamı tarafsız bir bakış açıs... (Devam)
Diğer Konular 28 Nisan 2013 Yorum yok
Cümle Birleştirme
CÜMLE OLUŞTURMA

Karışık olarak verilen sözcük ya da söz öbeklerinden cümle oluştururken öncelikle yüklem olan sözcük saptanmalı, yükleme sorulacak öğe sorularıyla cümle oluşturulmalıdır.

Örnek: "gerçeklere- çabuk-çok- ise- zor- insanlar-

çok -inanırlar- yalan" sözcüklerinden anlamlı ve kurallı bir cümle yapabilmek için "inanırlar" sözcüğünden yola çıkmak gerekir, özne ve tümleç sorularıyla cümle oluşturulur.

♦ İnsanlar, gerçeklere çok zor; yalana ise çok çabuk inanırlar. (Devam)
Diğer Konular 15 Nisan 2013 1 yorum
Cümlede Anlatım
CÜMLEDE ANLATIM

1. Düz Anlatım: Sözcükler gerçek anlamlarını taşırlar.

Korktuğu İçin hiç konuşamadı.

2. Mecazlı Anlatım: Sözcüklere gerçek anlamlarından farklı yeni anlamlar kazandırılır. (Değişmece anlam)

Korkudan dili tutuldu.

Etekleri zil çaldı.

3. Öznel Anlatım: Kişisel görüşleri, yorumlan veren, doğruluk ve yanlışlıkları kanıtlanmayan yargılardır.

İzmir, en güzel kentimizdir. En sevdiğim tatlı güllaçtır.

4. Nesnel Anlatım: Doğruluğu kesin olan, herkes için geçerli olan bilgileri veren anlatımdır.

Türkiye yedi coğrafi bölgeye ayrılır. Türkiye'nin en uzun nehri Kızılırmak'tır.

5. Doğrudan Anlatım: Söylenenlerin değiştirilmeden aynen aktarıldığı anlatımdır.

Orhan; "Öğleden sonra gelirim." dedi. Annem; "Erken gel" dedi.

6. Dolaylı Anlatım: Bir sözün, başka bir kişi tarafından aktarıldığı anlatımlardır. Cümle kişisi ve zamanı değiştirilerek başka bi... (Devam)
Diğer Konular 28 Mayıs 2013 Yorum yok
Düşünceyi Geliştirme Yolları
Düşünceyi geliştirme yolları diye adlandırılan bu yöntemler daha çok açıklayıcı ve tartışmacı anlatım biçimlerinde kullanılır.

Tanımlama: Bir kavramın ne olduğunu belirler. Tanımlar hem nesnel hem öznel bir yaklaşımla yapılabilir. Nesnel tanımlamalarda kavramların sözlük anlamlarından yararlanılabilir. Öznel tanımlarda ise anlatıcının yorumu bulunur. Tanımlar ..... Nedir? Sorusuna yanıt verir.

''İçtenlik, bir kimsenin kendi benliğini, gerçek düşüncelerini, gerçek duygularını anlaması demektir.''

Örnekleme: Paragrafta ele alınan düşünceyi açıklamak, kanıtlamak,düşünceye inandırıcılık kazandırmak için bir şeyi başka bir şeyle temsil etme yoludur. Somutlama yapılır. Örnekleme paragrafı. Genellikle verilen örnekten sonra biter. Bu durum örnekten önceki cümle, paragrafın ana düşünce cümlesidir. Örnekten sonra paragraf devam ediyorsa, örnekten sonraki cümle ana düşünce cümlesidir.

''Arınm... (Devam)
Diğer Konular 03 Mayıs 2013 Yorum yok
Eylem Çatısı
Eylemlerin özne ve nesne durumlarına göre farklı özellikler göstermesine eylem çatısı denir. Eylem çatısı iki yönden incelenir:

A. NESNEYE GÖRE ÇATI: Eylemler, cümlede nes­ne alıp almamaları açısından dörde ayrılır:

1. GEÇİŞLİ EYLEMLER: Nesne isteyen, alan eylem­lere denir. "Kimi, Neyi" sorularına cevap verir.

Bu kitabı iki günde okudum. (Belirtili nesne- Geçişli eylem)

Eve gelirken gazoz almış. (Belirtisiz nesne- Geçişli eylem)

2. GEÇİŞSİZ EYLEMLER: Nesne istemeyen, alma­yan eylemlerdir.

Sahilde uzun uzun yürürdük. (Geçişsiz eylem)

3. OLDURGAN EYLEMLER: Nesne gerektirmeyen (geçişsiz) eylemlerin "-t, -dir, -(i)r" ekleriyle nesne alır duruma getirilmesidir.

Bebek erken uyudu. (Özne- Geçişsiz eylem)

Annesi bebeği erken uyu-t-tu. (Oldurgan eylem)

Telefonu çal- dır-dı.

4. ETTİRGEN EYLEMLER: Nesne alan (geçişli) ey­lemlerin "-t, -dir, -(ı) r" ekleriyle geçişlilik dereceleri artırılır. Eylem... (Devam)
Diğer Konular 14 Haziran 2013 Yorum yok
Fecr-İ Ati Edebiyatı
1901'de Servet-i Fünun dergisinin kapatılmasıyla, Edebiyat-ı Cedide topluluğu dağılmış; edebiyat dünyasında II. Meşrutiyet'in ilanına (1908) kadar sürecek bir boşluk doğmuştur. II. Meşrutiyet'in ilanıyla meydana gelen özgürlük ortamı, Fecr-i Ati (Geleceğin Işığı) topluluğunun ortaya çıkışını kolaylaştırmış, Servet-i Fünun dergisinin kapatılmasıyla dağılan kimi sanatçılarla genç yazar ve şairler bu topluluğu oluşturmuşlardır.

Fecr-İ Ati Edebiyatının Temsilcileri:

Ahmet Haşim

Refik Halit (Karay)

Emin Bülent (Serdaroğlu)

Yakup Kadri (Karaosmanoğlu)

Tahsin Nahit

Faik Ali (Ozansoy)

Celâl Sahir (Erozan)

Fuat Köprülü

Hamdullah Suphi (Tanrıöver)

Sahabettin Süleyman

Ali Canip (Yöntem)

Cemil Süleyman İzzet Melih

• Faik Ali Ozansoy'un önerisiyle "Fecr-i Ati" adını benimseyen topluluk, uzun ömürlü olamamış ve Milli edebiyat hareketinin doğusuyla dağılıp gitmiştir (1912... (Devam)
Diğer Konular 19 Haziran 2013 Yorum yok
Gezi Yazısı
GEZİ YAZISI

Gezilip görülen yerlerle ilgili bilgi, gözlem, yaşantı ve izlenimlerin aktarılmasıyla oluşturulan metinlere gezi yazısı denir.

Gezi yazısı bilgilendirme amacı güdülerek oluşturulan bu nedenle de öğretici metinler içinde sınıflandırılan bir metin türüdür.

Gezi Yazısında anlatılan yerlerin;

*tarihsel kimliği

*coğrafi konumu

*iklim özellikleri

*doğal güzellikleri

*ekonomisi

*kültürel özellikleri hakkında bilgi verilir.

Gezi yazıları okuyucularda anlatılan yerle ilgili meraklarını kamçılamalıdır. Bir gezi yazısının ilgi çekici olması, yazarın gezdiği yeri, oraya özgü nitelikleri öne çıkararak anlatmasına bağlıdır. Bu durum yazarın aynı zamanda iyi bir gözlemci olmasına bağlıdır.

Bir metnin gezi yazısı özelliğini kazanmasının ilk koşulu metnin gerçekten bir geziyi konu edinmesidir. Gezi yazısı gezilen yerlerin, merkeze alındığı bu yerlerin türlü özellikleri... (Devam)
Diğer Konular 04 Haziran 2013 Yorum yok
İsmin Yalın Hali
İsmin Yalın Hali: Adın, durum eklerinden (-i, -e, -de, -den) hiçbirini almamış biçimidir. Bu du­rumdaki adlar, genellikle cümlenin öğelerinde özne ve belirtisiz nesne görevinde bulunurlar.

Sağlık, insanlar için çok önemlidir. (Özne: Sağlık)

Teknoloji, bilim adamları sayesinde her geçen gün ilkleri, buluşları ve icatları beraberinde getiriyor. (Özne: Teknoloji)

- Adın durum ekinin dışındaki çekim eklerini al­ması yalın durumu değiştirmez.

Menekşeler güzel kokulu çiçeklerdir.

Kardeşimin kitabı kaybolmuş. (Devam)
Diğer Konular 17 Mayıs 2013 Yorum yok
Nesne
NESNE (DÜZ TÜMLEÇ)

Cümlede öznenin yaptığı eylemden etkilenen varlıkları belirten sözcüklere nesne denir.

Aşağıdaki cümlelerde nesne olan sözcükleri bulalım.

♦ Marketten ekmek aldım.

♦ Nasrettin Hoca'yı herkes tanır.

♦ Yaşlı adam önce pencereyi açtı.

♦ Ablam örtüyü kaldırdı, masaya tabak koydu.

Cümledeki nesnelerin yalın halde ya da "-i" halinde olduğunu gördük. Buna göre nesneler ikiye ayrılır:

a. Belirtili Nesne: "-i" halinde otan "neyi, kimi" sorularına yanıt veren nesnedir.

♦ Televizyonlar, bu olayı günlerce gündeme getirdi.

♦ İzleyiciler, sanatçıyı uzun uzun alkışladılar.

b. Belirtisiz Nesne: Yalın halde olan, "ne" sorusuna yanıt veren nesnedir.

♦ Yazar, bu eserinden ödü! bekliyor.

♦ Kendime güzel bir kahvaltı hazırladım. (Devam)
Diğer Konular 05 Mayıs 2013 Yorum yok
Noktalı Virgül
NOKTALI VİRGÜL (;)

1. Öğeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri ayırmak için kullanılır:

♦ Baba, duydukları karşısında ne yapacağını bilemedi; yutkundu, bir şey söyleyemedi.

2. Aralarında "ama, fakat.." gibi bağlaçlar bulunan bağlı cümlelerde bu bağlaçtan önce veya bu bağlaçların yerine kullanılır:

♦ Dokunma kalbime; çok incedir, kırılır.

♦ Çok iyi anlattı; ama dinleyen olmadı.

3. Öznenin diğer Öğelerle karışmasını önlemek için kullanılır:

♦ Edebiyat; duygu, düşünce ve hayallerin güzel ve etkili anlatılması sanatıdır.

♦ Zeki; çalışkan, gururlu bir çocuktur.

4. Her biri kendi içinde bağımsız olan sıralı cümlelerde kullanılır:

♦ Kel ölür, sırma saçlı olur; kör ölür, badem gözlü olur.

♦ At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır.

5. Cümle içinde virgülle ayrılmış tür ve... (Devam)
Diğer Konular 27 Nisan 2013 Yorum yok
Özne
ÖZNE

Cümlede yüklemin bildirdiği işi hareketi yapan; durumu ya da yargıyı üzerinde taşıyan varlıkları bildiren sözcüklere özne denir.

Aşağıdaki cümlelerde Özneyi bulalım.

İnsanın elinde beş parmak vardır.

Gülü seven, dikenine katlanır. Birkaç saat sonra yağmur dindi.

Hal eki alan bir sözcük özne olamaz.

Cümlede Özneyi bulmak için yükleme "kim, ne" soruları sorulur. Alınan cevap tek sözcük olabileceği gibi, söz Öbeği durumunda da olabilir.

Aşağıdaki cümlelerin öznelerini bulalım.

Tarihi eserleri yurt dışına kaçırmak suçtur. (Suç olan ne?)

Öğretmen gelince bütün öğrenciler ayağa kalktı. (Ayağa kalkan kim?)

Alevler kısa zamanda her yanı sardı. (Saran ne?)

Özne, cümlede sözcük durumunda olmayıp yüklemin aldığı kişi ekinden anlaşılırsa, buna gizli özne denir.

♦ Öğrencilerle tanışmak için can atıyorduk, (biz)

♦ Bu konuşmayı sonuna kadar dinleye... (Devam)
Diğer Konular 09 Mayıs 2013 Yorum yok
Özne Eksikliği
ÖZNE EKSİKLİĞİ

Bir cümlede öznenin bulunmaması cümlede anlam karışıklığına yol açıyorsa o cümlede anlatım bozukluğu vardır.

♦ Müdürün odası yeniden düzenlendi, ziyaretçi­leri kabul etmeye başladı. ( müdür)

♦ Kitabın fiyatı oldukça yüksekti ama çok yarar­lıydı. (Kitap)

♦ Kimse ses çıkaramıyor, sonucu merakla bek­liyordu. (Herkes) (Devam)
Diğer Konular 26 Haziran 2013 Yorum yok
Özne-Yüklem Uyumu
ÖZNE-YÜKLEM UYUMU:

Bir cümlede özne ve yüklem arasında iki yönden uygunluk aranır.

1. Tekillik-Çoğulluk Yönünden Uygunluk:

Tekil öznelerin yüklemleri tekil, çoğul özneierin yüklemleri de çoğul olur.

♦ Çocuk, odasında ders çalışıyor.

♦ Öğrenciler, öğretmenlerini dikkatle dinlediler.

♦ İnsanlar, bugünlerde okula gelmiyorlar.

Öznesi insan olan cümlelerde özne bir topluluğu ifade ediyorsa yüklem tekil de olabilir.

â–  Belediye zabıtaları pazarcılara ceza yazdı.

♦ Meclis bu arafar toplanacak

Aşağıdaki durumlarda özne çoğul da olsa, yüklem tekil ojur;

Bitki ve hayvan adlan

♦ Ağaçlar yapraklarını döküyor.

♦ Kelebekler çiçekten çiçeğe konuyor.

Zaman adlan

♦ Yıllar su gibi akıp geçti.

♦ Günler geçmiyor.

Sovut kavramlar

♦ Duygular zamanla değişir.

♦ Gözlerim görmez ol... (Devam)
Diğer Konular 18 Nisan 2013 Yorum yok
Tartışma
TARTIŞMA

Okuyucunun bir konu üzerinde yerleşmiş düşünce ve davranışlarını değiştirmek için başvurulan anlatım biçimidir. Düşünce yazılarında yer alır. Yazar, ileri sürdüğü düşünceler, kanılar hakkında kanıtlar sunar, sorular sorup yanıtlar verir.

UYARI: Tartışma paragraflarında ana düşünce sonuç bölümündedir.

Örnek:

İlkin şöyle bir soru soralım kendimize: Şiiri şiirden soyutlamak mümkün müdür? Yani, ilk günden bugüne dek yazılmış şiirlerle ortak bir düzen kurulmuştur da, bu düzenin dışında kalabilen şiirler olmuş mudur? Olmuşsa bunlar canlılıklarını, İşlevlerini sürdürebilmişler midir? Hiç sanmıyorum. Yıkıcı bir şiir akımı biie yıktığı değerlerle beslenmek, geride bıraktığı dil, biçim, yapı özelliklerini kaynak yaparak güçlenmek zorundadır.

Başka Bir Kaynaktan:

Tartışma: Bir konu ya da olgu üzerindeki yerleşmiş düşünce ve duyguları, davranış ve kanıları ... (Devam)
Diğer Konular 24 Mart 2013 Yorum yok
Virgül
VİRGÜL (,)

1. Eş görevli sözcükleri, söz öbeklerini ayırmada kullanılır:

♦ Uğraş, didin, düşün. (Yüklemleri ayırmış.)

♦ Masanın üzerinde kitaplar, defterler vardı. (Özneleri ayırmış.)

♦ Paltosunu, çantasını alıp çıktı. (Nesneleri ayırmış.)

2. Sıralı cümleleri ayırmada kullanılır

♦ Okulunu bitirdi, askerliğini yaptı.

♦ Eve geldi, uyudu.

3. Uzun cümlelerde özneden sonra kullanılır:

♦ Babam, birkaç gün sonra iş gezisine çıkacak.

♦ Ahmet, kim bilir kaç kişinin canına kıydı.

4. Anlam karışıklığını önlemek için zamir ve adlaşmış sıfatlardan sonra konur:

♦ Yaşlı, doktoru dikkatle dinliyordu.

♦ O, köşedeki saatçide seni bekliyor.

5. Ara sözleri ayırmak için kullanılır:

♦ Elindeki kitabı, sanırım bir macera romanıydı, bir türlü bırakamıyordu.

♦ ... (Devam)
Diğer Konular 31 Mart 2013 Yorum yok
Toplam 2 sayfa, 1. sayfadasın: 1, 2, Sonraki
Popüler Sayfalar:
Son Ziyaretler:
Coğrafya Sitesi Tarih Sitesi Matematik Sorusu