İnanç, sihir, büyü ve fallardan unsurlar alarak beslenen dualar sağlık ve hastalık hâllerinde, ürünün bereketli olmasında, yağmurun yağmasında, tehlike ve felaketin mal ve mülke gelmemesinde, doğumdan ölüme kadarki bazı törenlerde iyi ve doğru olduğuna inanılan olumlu dileklerin ruhsal ve düşünsel ifadesini dilde kazanır. Türklerde bu dualar Şamanizm, Manihaizm, Budizm kültür evrelerini aşarak İslamiyetle daha düzenli ve yeni bir zihniyetle gelişmiş bir şekilde yaşamaya devam etti. Şimdi en önemli anonim edebiyat türlerine bir göz atalım:
Platon, siyasetname tarzındaki bu eserinde ideal toplum düzeninin, adaletli bir devletin nasıl olması gerektiğini anlatmaktadır. Dünya tarihinde ilk ütopyadır. Platon'un yaşadığı dönemde Yunanistan'daki demokrasi sona ermiştir. Platon, yaşadığı devrin özelliklerinden de etkilenerek, adaletli bir devletin nasıl olması gerektiği üzerinde araştırmalar yapmıştır. Bu eserde, filozof, ideal devletin özelliklerini ortaya koymaya çalışmıştır.
Devlet, İslam felsefesini derinden etkileyen bir eserdir. İslam düşüncesinde, Aristotales'in Poetika'sının önüne geçmeyi başarmıştır. Farabi'nin anlayışında Devlet'in etkileri a-çıkça hissedilmektedir. Konuşmalar (diyaloglar) şeklinde yazılmış olan Devlet, Türkçede birkaç cilt hâlinde yayınlanmıştır.
Devlet'in Özeti (1. cilt)
Bu kitap, Sokrates ve yanındakiler arasındaki diyaloglardan oluşmaktadır.
Genellikle gerçek anlamı dışında kullanılarak ifadeyi zenginleştiren, iki veya daha fazla kelimeden oluşan kalıplaşmış söz dizisine deyim denir.
Bütün dillerde olduğu gibi, Türkçe'de de çeşitli kalıplaşmış anlatımlar vardır: tamlamalar, birleşik sözcükler, ikilemeler, atasözleri, deyimler..
Deyim, en az iki sözcükten kurulan, konuşmada ve yazıda anlatım gücünü artıran, anlam yönünden yer yer mantık dışına taşan bölümleri olabilen, yapısındaki kimi sözcükleri anlam değişmesine uğrayan, kalıplaşmış söz öbeklerine verilen addır. Eskiden, deyim sözcüğünün yerine tabir sözcüğü kullanılıyordu. Tabir tek bir sözcük de olabiliyordu. Oysa, deyimlerin temel özelliği en az iki sözcükten kurulu olmasıdır.
Deyimlerde anlam kalıplaşması (aktarımı) olayı görülür. Deyimi oluşturan iki ya da daha çok sözcükten bazen biri, bazen birkaçı, bazen de tümü anlam kaymas... (Devam)
Batı edebiyatının en önemli klasiklerindendir. Flaubert'in şaheseridir. Eser, romantik, hayalci ve mantıktan çok duyguları ile hareket eden bir kadının başından geçenleri ele alır. Bu bakımdan, Romantizme bir tepki özelliği de taşımaktadır. Gustave Flaubert'ın Madam Bovary adlı romanı, tasvirleri ve realist gözlemleri, kurgulanış tekniğiyle batı edebiyatının en güzel şaheserlerinden biridir.
Madam Bovary Özeti:
19. asrın ikinci yarısıdır. Charles Bovary, Rouen'de eğitim görmektedir. Okulunu ailesinin sayesinde bitiren Charles, doktor olur. Tostes adlı küçük bir kasabada mesleğini sürdürmeye başlar. Charles, hırslı ve idealist bir insan değildir. Elindekiyle mutlu olan bir kişidir. Annesi, onun başarılı olması için çaba sarf eden, onu yöneten bir kadındır. Annesi, bu pek yetenekli olmayan oğlunu dul bir kadınla evlendirir. Dul eşi ile mutlu olamayan Charles bu hayata yine de katlanır.
... (Devam)
Mecaz Anlam: Sözcüğün kendi anlamı dışında yeni bir anlam İçin kullanılmasıdır.
Yeniliklere açık bir kişidir, (yenilikçi)
"tutmak" sözcüğünü üç farklı cümlede anlamca inceleyelim
Bu çantayı tut. (kavramak) Derede balık tuttuk, (yakaladık) Dilini tutmayı bilmiyorsun, (zaptetmek)
NOT: Gerçek anlamda kullanılan bir sözcüğün yerine başka bir sözcük ' eşanlamlısı dışında ' getirilemez. Mecaz anlamda kullanılan sözcüğü İse başka sözcükler karşılayabilir.