DEYİMLER VE ÖYKÜLERİ:

"BALIK KAVAĞA ÇIKINCA"

Anadolu ve Rumeli Kavağı semtlerinin kıyıları çok rüzgarlı ve akıntılı olduğu için buralarda balık avlanamazmış. Dolayısıyla balığın kavaklara çıkması ender rastlanan bir durummuş. Bir tarihte, balık alırken 2 kuruşluk fiyatı çok bulup fiyatı yarıya in­dirmesini isteyen müşteriye balıkçı, bir imkânsızın olurluğunu beklemesi gerektiği anlamında şöyle demiş: "Senin dediğin fiyat, ancak balık kavağa çıkınca olur."

m m

"ALNI AÇIK OLMAK"

Vaktiyle bir köyde biri kış mevsimine denk gelen bir zaman­da bir suç işlemiş ve ihtiyar heyeti suçluyu yollar açılıncaya kadar bir odada hapsetmeye karar vermiş. Sonra bakmışlar ki suçlu her gün kendi rızklarından üç öğün nasiplenip duruyor ve kış bir türlü bitmiyor, bir çözüm düşünmüşler: Suçlunun alnına zor çıka­cak cinsten bir mühür vurup salıvermişler. Suçlu salıverilmiş, ama mühür görünmesin diye keçe külahını kaşlarına kadar indirmek ve başım eğerek dolaşmak zorunda kalmış.

"AĞZINLA KUŞ TUTSAN NAFİLE"

Sarayın arz odasında bir Frenk elçisi huzura kabul edilmek için uzun bir süredir bekliyor; fakat kızlar ağası bunun mümkün olmadığını söylüyor bir süre önce huzurda bulunan bir Yahudi hokkabazın hünerlerini sırahyormuş. Elçi üsteledikçe, ağa hokka­bazın marifetlerini anlatmaya devam etmiş ve "Sonra hokkabaz bir kuş uçurdu, bir şeyler okuyup üfledi ve kuşu ağzıyla tuttu." demiş. "Yani?" demiş elçi. "Sultanımız onu huzurundan kovdu, çünkü çok

moralsiz. Eğer hokkabazın bu hünerinden daha İyi bir hünerin varsa gidip sizi arz edeyim."

"AYIKLA PİRİNCİN TAŞINI"

Deyimin öyküsü Osmanlı tarihine dayanır. Yavuz Sultan Se-Iim'in Yemen'i Osmanlı topraklarına katmasından bir süre sonra Yemen'de isyan çıkmış, uzun uğraşmalar sonunda Yemen Fatihi Sinan Paşa duruma hakim olmuş; Yemen bundan sonra 400 yıl Osmanlı egemenliğinde kalmıştı.

Söylentiye göre Sinan Paşanın askerleri bir gün çölde konak­lamış. Yemek pişirmek üzere hasır torbalar içindeki mısır pirinçle­rini yere serdikleri büyük bir çadırın üstüne dökmüş ve taşlarını ayıklamaya başlamışlar.

Bu sırada bir fırtına çıkmış ve rüzgarın savurduğu bir kum buluru pirinçlerin üstüne inerek, ufak bir tümsek halinde yığılmış.

Kumların altında kalan pirinçlere bakakalan yeniçeriler ara­sından şakacı bir asker, arkadaşlarına:

-Biz Allah'ın nimetini taşlı diye beğenmiyorduk, bizim gibi günahkar kullara üç beş taş az bile gelir. Asıl şimdi ayıklayın bakalım pirincin taşını. Ulu tanrımız, Kabe'ye hücum eden fil sahiplerinin başına ebabil kuşlarından taş yağdırmıştı. Bizim ba­şımıza da daha büyük taş yağdırmadan hemen tövbe edelim, diyerek arkadaşlarını güldürmüş.

Türkçemiz, dil zenginliği bakımından, dünya dilleri arasında sayılıdır. Halkımızın, yazı dilinden ziyade, konuşmaya, anlatma­ya ve dinlemeye yatkınlığı daha fazla olduğundan ötürü, en ücra köşedeki tek bir evde yaşayan yalnız insanın ağzından dahi; en kalabalık, en "modern" yerleşim bölgelerinde oturanların bilme­diği bir deyimi, atasözünü duyarsak, sakın hiç şaşırmayalım.

Günlük hayatımızda, mümkün olduğu kadar, tabii ki yerin­de ve zamanında olmak kaydı şartıyla, deyimlere, atasözlerine, özdeyişlere, fıkralara, manilere.. yer verelim. Bu bizim dil zen­ginliğimizi daha da geliştirmeye, meramımızı daha doyurucu ve vurgulaycı bir şekilde anlatmamıza hizmet eder. ,

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Adınız:
E-Mail:
Mesajınız:
Doğrulama: Güvenlik Kodu
 

Bu Sayfa Şunlarla Da İlgili Olabilir

  • deyimlerin öyküleri (23 Eylül 2014)
Popüler Sayfalar:
Son Ziyaretler:
Anlatım Bozuklukları     Ek Fiil (Ek Eylem)     Akdeniz     Karşıtlık Bildiren Cümleler     R Sözlüğü (Deyim)     Halide Edip Adıvar     Memduh Şevket Esendal     Goriot Baba     Az Gittik Uz Gittik     Sokakta     Zeytindağı     U-Ü Sözlüğü (Deyim)     Fatih Harbiye     Çankaya     Aşık Edebiyatı Özellikleri     Hoca Dehhani     Kesme İşareti     Çocuk Şiirleri     Drina Köprüsü     Howard Pyle     Kelile ve Dimne     Şamatalı Köy     Gogol     Nabizade Nazım     Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz     Miskinler Tekkesi     Basit Cümle     Fuzuli     Memleket Hikayeleri     Dokuzuncu Hariciye Koğuşu     İsim (Ad) Kökleri     Birinci Dönem Tanzimat Edebiyatı     Destanlar     Sait Faikin Hikayeciliği     Türkçenin Sırları     İnsan Ne İle Yaşar     Sol Ayağım     Atasözleri     Onlar da İnsandı     İsmin Yönelme Durumu     Necip Fazıl Kısakürek     Kaynaştırma Harfleri (Kaynaştırma Sesleri)     Masal Nedir     Mevlananın Mesnevisi     Anadolu Notları     Divan Şiiri     Boğaziçi Şıngır Mıngır     Ek Yanlışlığı     Cemo     Safahat     Ülkemin Efsaneleri     Değirmenden Mektuplar     İnci     Mumcunun Faresi     Kuyucaklı Yusuf     Paragrafta Ana Düşünce (Anafikir)     Forum     Damla Damla     Gustave Flaubert     Nedim     Açıklama İlişkisi     Mürebbiye     Baki     Ömer Seyfettin     Bahaeddin Özkişi     Fecr-İ Ati Edebiyatı     T Sözlüğü (Deyim)     Şermin     Faust     Türküler     Sahnenin Dışındakiler     Yankılı Kayalar     Şeyh Galip     Paragrafta Konu     İntibah     Anlamca Çelişen Cümleler     G Sözlüğü (Deyim)     Ulama     Oliver Twist     Anlamca Yakın Cümleler     Topluluk Adları     Didaktik Şiir     Balım Kız Dalım Oğul     Kalpaklılar     İletişim Nedir     Nef'i     Kısa Çizgi     Charles Dickens     Eylemde Yapı     Sait Faik Abasıyanık     Samiha Ayverdi     Birleşik Cümle     Gora     Tanzimat Dönemindeki İlkler     Eylem Çatısı     Recaizade Mahmut Ekrem     Serbest Ölçü     Ahmet Hamdi Tanpınar     Y Sözlüğü (Deyim)     Bize Göre    
Coğrafya
Coğrafya Sitesi
Tarih Sitesi
Türkçe Sitesi
Bilgi Sitesi
Bilgiler