1910-1956 yılları arasında yaşamıştır. Galatasaray Lise­si'nden sonra Mülkiye Mektebi'ndeki yüksek öğrenimini ta­mamlamak için Paris'e gitmiştir. İkinci Dünya Savaşı çıkınca geri dönmüştür. Yazdığı Otuz Beş Yaş şiiriyle 1946 CHP Şiir Yarışması'nda birincilik kazanmıştır. Türk edebiyatında şiiri en çok ciddiye alan şairlerdendir. Şiir dışındaki türlerle uğraş­maktan kaçınmıştır. Ölüm gerçeği, korkusu, hayat, anlık mut­luluklar, yalnızlık Cahit Sıtkı'nın şiirlerinin ana temasını oluşturur.

Cahit Sıtkı Tarancı, şiirlerinde kelimelerin istifine çok önem verir. Halk kültüründen gelen unsurları, tekerlemeleri, deyimleri, masalları şiirin kurgusunda kullanır.

Romantizmin ve sembolizmin etkisine kalmıştır. Şiirlerinde ölüm korkusunu ve acısını doğanın ve sevginin güzelliğini, sıcaklığını dile getirmiştir. Şiirini ölüm yaşam ve geçmiş ' şimdi karşıtlarıyla besle­yen sanatçı, dili son derece akıcı bir biçimde kul­lanmıştır. Hece ölçüsünü kullanan sanatçı bu şiirlerinde biçime önem vermiştir. Hece ölçüsüne yeni bir ahenk ve uyum getirmiştir. Sanatçının Garip akımı (İkinci Yeni) etkisiyle yazılmış serbest şiirleri de vardır.

Eser­leri: Ömrümde Sükut, Otuz Beş Yaş, Düşten Güzel, Ziya'ya Mektuplar'dır.

Cahit Sıtkı Tarancı Şiirleri:

Otuz Beş Yaş Şiiri:

Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.

Dante gibi ortasındayız ömrün.

Delikanlı çağımızdaki cevher,

Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,

Gözünün yaşına bakmadan gider.

Şakaklarıma kar mı yağdı ne?

Benim mi Allah'ım bu çizgili yüz?

Ya gözler altındaki mor halkalar?

Neden böyle düşman görünüyorsunuz;

Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

Zamanla nasıl değişiyor insan!

Hangi resmime baksam ben değilim:

Nerde o günler, o şevk, o heyecan?

Bu güler yüzlü adam ben değilim

Yalandır kaygısız olduğum yalan.

Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;

Hatırası bile yabancı gelir.

Hayata beraber başladığımız

Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;

Gittikçe artıyor yalnızlığımız

Gökyüzünün başka rengi de varmış!

Geç farkettim taşın sert olduğunu.

Su insanı boğar, ateş yakarmış!

Her doğan günün bir dert olduğunu,

İnsan bu yaşa gelince anlarmış.

Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!

Her yıl biraz daha benimsediğim.

Ne dönüp duruyor havada kuşlar?

Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim?

Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar.

N'eylesin ölüm herkesin başında.

Uyudun uyanamadın olacak

Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?

Bir namazlık saltanatın olacak.

Taht misali o musalla tasında.

Gün Eksilmesin Penceremden

Ne doğan güne hükmüm geçer,

Ne halden anlayan bulunur;

Ah aklımdan ölümüm geçer;

Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.

Ve gönül Tanrısına der ki:

- Pervam yok verdiğin elemden;

Her mihnet kabulüm, yeter ki

Gün eksilmesin penceremden!

Şaşırdım Kaldım

Şaşırdım kaldım nasıl atsam adım;

Gün kasvet gece kasvet.

Bulutlar, sisler içinde bunaldım;

Gök mavisine hasret.

Olmuyor seni düşünmemek Tanrım,

Ummamak senden medet.

Suyun dibine vardı ayaklarım;

Suyun dibinde zulmet.

Kalmadı ümidin soluk ve cılız

Işığında bereket.

Ve ölüm, kapımda kişner, sabırsız

Bir at oldu nihayet.

Desem ki

Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır,

Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor,

Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini.

Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,

Senden kopardım çiçeklerin en solmazını.

Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,

Sende tattım yemişlerin cümlesini.

Desem ki sen benim için,

Hava kadar lazım,

Ekmek kadar mübarek,

Su gibi aziz bir şeysin;

Nimettensin, nimettensin!

İnan bana sevgilim inan,

Evimde şenliksin, bahçemde bahar;

Ve soframda en eski şarap.

Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,

Rüzgarlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.

Günlerden sonra bir gün,

Şayet sesimi farkedemezsen

Rüzgarların, nehirlerin, kuşların sesinden,

Bil ki ölmüşüm.

Fakat yine üzülme, müsterih ol;

Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini.

Ve neden sonra

Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede,

Hatırla ki mahşer günüdür,

Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.

Bugün hava güzel

Bugün hava güzel,

Bugün içim içime sığmıyor.

Annemden mektup aldım,

Memlekette gibiyim.

Allaha çok şükür karnım tok;

Elimi uzatsam kahve fincanı dudaklarımdadır.

Kuşlar kaçmıyor benden;

Bir güvercin kanadında okşuyorum

Göklerin maviliğini.

Serçelerin cıvıltısıyla siniyor içime

Ağaçların yeşilliği.

Bulutların ipek gölgesi

Çocukların yüzünde hışırdıyor.

Çember çeviriyorum çocuklarla beraber

Elime çember almadan.

Düşüncelerimi nura garkeden güneşe sor,

Bu Nisan rüzgarı da şahadet eder,

Bütün insanları kardeş biliyorum,

Cümlenin sağlığına duacıyım.

Şayet ölürsem,

Helallaşmaya vakit kalmadan,

Hatırdan çıkarmayın beni;

Dünyaya benden selam olsun,

Her nefes alıp verişiniz.

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Adınız:
E-Mail:
Mesajınız:
Doğrulama: Güvenlik Kodu
 

Bu Sayfa Şunlarla Da İlgili Olabilir

  • 35 YAŞ ŞİİRİNİN AZILDIĞI ÖNEM (08 Ocak 2016)
  • cahit sıtkı tarancı nın şiirlerinin kafiye çeşiti nedir (06 Aralık 2015)
  • cahit sıtkı tarancı şiir yapısını nasıl oluşturur (12 Ocak 2015)
  • cahit sıtkı tarancı desemki şiirinin teması (09 Ocak 2015)
  • cahit sıtkı tarancı ölüm korkusunu şiirlerinde nasıl işlemiş (29 Ekim 2014)
  • otuz beş yaş şiirinde cümlenin ögeleri (31 Mayıs 2014)
  • cahit sitki taranci desem ki temasi (23 Mayıs 2014)
  • 35 yaş şiirinin cümle öğeleri (22 Mayıs 2014)
  • 35 yaş şiirinin sözcük öğeleri (21 Mayıs 2014)
  • cahıt sıtkı tarancı desem kı teması (30 Nisan 2014)
Popüler Sayfalar:
Son Ziyaretler:
Anlatım Bozuklukları     Ek Fiil (Ek Eylem)     Akdeniz     Açıkoturum     Karşıtlık Bildiren Cümleler     R Sözlüğü (Deyim)     Halide Edip Adıvar     Memduh Şevket Esendal     Goriot Baba     Milli Edebiyatta Şiir     Fakir Baykurt     Az Gittik Uz Gittik     Sokakta     Zeytindağı     U-Ü Sözlüğü (Deyim)     TAAŞŞUK-U TALAT ve FITNAT     Fatih Harbiye     Bu Ülke     Aşık Edebiyatı Özellikleri     Hoca Dehhani     Kesme İşareti     Çocuk Şiirleri     Garip Akımı (Birinci yeniciler)     Drina Köprüsü     Howard Pyle     Makale     Kelile ve Dimne     Şamatalı Köy     Gogol     Nabizade Nazım     Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz     Miskinler Tekkesi     Basit Cümle     Fuzuli     Memleket Hikayeleri     Koşul Sonuç Cümlesi     Dokuzuncu Hariciye Koğuşu     İsim (Ad) Kökleri     Birinci Dönem Tanzimat Edebiyatı     Destanlar     Sait Faikin Hikayeciliği     Türkçenin Sırları     Özne Eksikliği     Deyimler     İsimden İsim Yapan Ekler     İnsan Ne İle Yaşar     Sol Ayağım     Atasözleri     Mor Salkımlı Ev     Onlar da İnsandı     İsmin Yönelme Durumu     Mecaz Anlam     Necip Fazıl Kısakürek     Kaynaştırma Harfleri (Kaynaştırma Sesleri)     Masal Nedir     Mevlananın Mesnevisi     Anadolu Notları     İkinci Yeniciler     Boğaziçi Şıngır Mıngır     Ek Yanlışlığı     Cemo     Köroğlu     Şeyhi     İnci     Mumcunun Faresi     Kuyucaklı Yusuf     Sıra Noktalar     Forum     Damla Damla     Gustave Flaubert     Nedim     Açıklama İlişkisi     Mürebbiye     Baki     Kendi Gök Kubbemiz     Ömer Seyfettin     Bahaeddin Özkişi     Fecr-İ Ati Edebiyatı     T Sözlüğü (Deyim)     Şermin     Faust     Türküler     Sahnenin Dışındakiler     Yankılı Kayalar     Şeyh Galip     Paragrafta Konu     İntibah     Tırnak İşareti     Divan Edebiyatı Özellikleri     Süleyman Çelebi     Ali Şir Nevai     Anlamca Çelişen Cümleler     G Sözlüğü (Deyim)     Ulama     Oliver Twist     Anlamca Yakın Cümleler     Topluluk Adları     Didaktik Şiir     İletişim Nedir     Nef'i    
Coğrafya
Coğrafya Sitesi
Tarih Sitesi
Türkçe Sitesi
Bilgi Sitesi
Bilgiler